KALİFORNİYA’NIN DOĞDUĞU YER; SAN DİEGO – OLD TOWN (EMEL FIRATLI)

 

 

KALİFORNİYA’NIN DOĞDUĞU YER; SAN DİEGO – OLD TOWN        (EMEL FIRATLI)

Bu güzel şehrin, birbirinden tamamen farklı iki yüzü var. Waterfront’un modern ve ferah atmosferinden, şehrin gökdelenlerinden sadece birkaç dakika uzaklıkta sanki bir kapıdan geçiyor ve zamanlar arası yolculuk yaparak kendinizi 1800 lü yılların kovboy kasabası atmosferinde buluveriyorsunuz. Bu kapı aynı zamanda Meksika kültürüne de açılıyor. Üstelik buradaki görevliler, dönem kostümleriyle dolaşıyor ve bir kovboydan yardım alabiliyorsunuz.

1

Aslında bu toprakların gerçek sahipleri, Kumeyaay yerlileri ancak 1769-1821 yılları arası İspanyol dönemi olarak tarihe damga vuruyor.  1769 yılında İspanyol misyoneri Junipero Serra’nın buraya gelmesi ile San Diego, Avrupa kökenli yerleşimin başladığı nokta oldu. Presidio Tepesinde oluşturulan askeri yerleşim zamanla aşağıdaki vadiye taşındı ve ortaya Old Town çıktı. Buraya gelen İspanyol misyonerler sayesinde;  ilk kasaba, ilk kilise ve yönetim merkezi kuruluyor ve Kaliforniya’nın ilk temelleri atılıyor.

3

63

2

1821-1846 yılları arasında Meksika’nın İspanya’dan bağımsızlığını kazanmasıyla da burası Renkli Meksika kültürünün bir parçası oluyor. Meksikalı büyük çiftlik sahipleri sayesinde neşeli, müzikli ve gastronomi odaklı merkez haline geliyor. Amerika- Meksika savaşından sonra bölge tamamen Amerika Birleşik Devletlerine katılsa da old Town daki İspanya ve Meksika etkisi aynen devam ediyor.

53

55

50

Old Town bir müddet San Diego’nun merkezi olarak hizmet etmiş fakat daha sonra ticaretin Downtown bölgesine kaymasıyla burası tarihi  sit alanı olarak korumaya alınmış.

Aslında burayı anlatmanın en kısa yolu; zıtlıkların uyumundan bahsetmek olacak. İspanyol misyonerlerinin, Kumeyeay yerlilerini Hristiyanlaştırmak ve İspanya topraklarını genişletmek adına kilise çanları ve dualarla gelişleri, ardından ciddi, mistik, beyaz kerpiçli duvarlarla oluşturdukları yerleşim, Meksika bağımsızlığının ardından adeta renk ve yaşam patlamasına sahne olmuş. Rengarenk süsler, kocaman kaktüsler, Mariachi müzikleri ve dansları yanında Meksika mutfak kültürü de buraya damgasını vurmuş.

54

51

56

Bölgedeki yapıların çoğu kerpiçten yapılmış (Adobe) ve İspanyol dönemine ait. Toprak ve saman karışımı ile hazırlanan bu kalın duvarlı yapılar, akıllıca tasarlanmış olup sıcak iklime karşı doğal bir yalıtım sağlamaktadır. Günümüzde restore edilmiş tarihi binalar, renkli avlular, geleneksel Meksika restoranları ve canlı atmosferiyleSan Diego’nun en ilginç noktalarından biridir.

8

6

Araç trafiğine tamamen kapalı bu tarihi sit alanı park, 29 dönümlük bir alanı kaplamaktadır. Bu açık hava müzesine giriş tamamen ücretsizdir. Parkın ana giriş noktalarından birinse sizi 1853 yılında yapılmış “Robinson Rose House” karşılar İki katlı yapı, günümüzde resmi ziyaretçi merkezi olarak hizmet vermektedir. İçerde San Diego’nun minyatür bir maketi de sergilenmektedir.

4

5

Girişi geçtikten hemen sonra eski şehrin kalbi olan ve “Plaza de Las Armas” olarak adlandırılan devasa yeşil alanda kendinizi bulacaksınız. Geçmişte şehrin ana merkezi olan bu meydan, pek çok festivallere, geçitlere, boğa güreşlerine ve siyasi konuşmalara ev sahipliği yapmış. Meydanın ortasında Amerika ve Kaliforniya bayraklarının dalgalandığı dev bir bayrak direği  yer almakta. Bu direk, 1846 yılında Amerika Ordusunun şehre girerek Meksika bayrağını indirip ABD bayrağını çektiği noktayı da simgelemektedir.

7

9

Meydanın hemen köşesinde yer alan Cosmopolitan Otel, parkın en eski ve köklü binalarından biridir ve geçmişi 1827 yılına kadar inmektedir. 1869 yılında bina restore edilerek iki katlı Amerikan “Viktorya” tarzı çok şık bir otele dönüştürülür. Günümüzde aslına sadık kalınarak restore edilen bina, hem canlı bir müze hem de otel ve restoran olarak hizmet vermektedir.

10

15

11

14

16

Dönem mobilyalarıyla döşenmiş otelin alt kat restoran ve avlu kısmına turistlerin girip gezmesine izin verilmektedir. Bu arada mankenlerin sergilediği bu kıyafetler, San Diego tarihinin en zengin dönemlerinden biri olan 19. Yy. Ortasında Kaliforniya’nın üst sınıf sakinlerinin geleneksel ve resmi kıyafetlerini göstermektedir.

12

13

17

18

Aynı meydanın kenarında yer alan “Seeley Stable Museum – Seeley At Ahır Müzesi” bizleri 1800’ lü yılların ulaşım dünyasına götürmekte ve devasa bir koleksiyona ev sahipliği yapmaktadır. 1869 yılında bu bina, Albert Seeley tarafından inşa edilmiş ve kendisi Los Angeles ile San Diego arasında yolcu ve posta taşıyan ünlü atlı posta arabası ( Stagecoach) hattının sahibiymiş. Ayrıca burası atların nallandığı, dinlendiği ve bakımlarının yapıldığı lojistik merkezi olarak hizmet de vermekteymiş.

19

20

21

22

25

Müzede faytonları, posta arabalarını, askeri vagonları ve at arabalarını ama özellikle de ironik “Stagecoach” arabalarını yakından görme imkanını elde ediyorsunuz. Ayrıca bu sektör ile ilgili o dönemde kullanılan ekipmanlar da sergilenmektedir.

23

24

26

27

1827 yılında inşa edilen ve Estudillo ailesine ait olan Kaliforniya mimarisinin ikonik bir örneği olan yapı, günümüzde müze olarak hizmet vermektedir. Dönemin şartlarına göre o kadar büyük ve lüks yapılmış ki  Kaliforniya’nın malikanesi gözüyle bakılıyormuş. Burası ilginçtir; kasabanın kilisesi yapılana kadar Pazar günleri Şapel ve ayrıca okul olarak da hizmet vermiş.

29

28

30

31

Çok kalın kerpiç duvarlara sahip yapının U şeklinde tasarlanmış ve bir avlusu bulunmakta. Yan yana dizilmiş 13 oda, dışarda üstü kapalı geniş bir verandaya ve daha sonra avluya açılmaktadır. Bu avluda; fırın, su kuyusu ve meyve ağaçları bulunmaktadır. Misafirlerin ağırlandığı salon, yatak odası, şapel odası, çalışma ve dokuma odası, gezillecek yerler arasındadır.

32

33

34

35

40

Bu ev aynı zamanda “Ramona’nın evlendiği yer” olarak bilinmektedir. Ancak işin aslı öyle olmayıp daha farklıdır. Ailenin 1880 yılında Los Angelas’a taşınmasından sonra ev boşalmış ve bakımsız  kalmış. Tam o dönemde Amerika’da satış rekorları kıran aşk romanı “Ramona” yayınlanmış. Kitabın popüler olmasından sonra insanlar, karakterlerin yaşadığına inanıp olayın geçtiği evi aramaya başlamışlar. İşte bunu fırsat bilen girişimciler ve demiryolu şirketleri bu evi “Ramona’nın evi” olarak lanse etmişler ve ev turistlerin akınına uğrayıp yok olmaktan kurtulmuş.

36

37

38

39

42

Kasabanın en ilgi çeken köşelerinden biri de “First San Diego Courthouse Museum- Birinci San Diego Adliye Müzesi” olup şehrin ilk pişmiş tuğladan yapılmış binasıdır. 1850- 1869 yılları arasında Adliye binası olarak hizmet vermiştir. Ama aynı zamanda okul, kilise, belediye binası olarak da kullanılmıştır. 

a

c

e

d

Adliyenin hemen arkasında yer alan ve demir kafes olarak bilinen hapishanenin hikayesi ilginçtir.  Burada hapishane olarak yapılan ilk  binadan, bir mahkumun  çakı kullanarak kaçmasından sonra bu demirden yapı buraya konmuştur. Ancak aslının bir replikasıdır.

b

Old Town’da o döneme ait eşyaların satıldığı antika dükkanları, el yapımı sabunlar ve mumlar, dokumalar, Meksika temalı kıyafetler, zeytinyağı ve şekerleme dükkanları, doğal taşlar ve onlardan yapılan takılar gibi yaklaşık 100 den fazla butik dükkan bulunmaktadır.

58

57

44

43

46

45

47

48

“Blacksmith Shop” özellikle sahibinin canlı anlatımı ve teknikleri bizzat göstermesi nedeniyle turistlerin ilgi gösterdiği bir demircilik atölyesidir.

61

62

59

60

Gelelim şehrin en fazla konuşulan ve ilgi çeken yerine; “Whaley House” Amerika’nın en çok hayaletli evi ünvanını taşımaktadır. Thomas Whaley tarafından ikametgah olarak yaptırılan, zaman içinde mağaza, adliye binası olarak da kullanılan yapı hakkında pek çok hikaye ve efsane anlatılmaktadır. Ev yapılmadan önce burası infaz alanıymış ve “Yankee Jim” adlı bir mahkum burada idam edilmiş. Evin inşasından sonra bu mahkuma ait bot sesleri ve ayak sürümeleri duyulmaya başlanmış. Ayrıca aileye ait çocuk ölümü, intihar gibi vakaların da burada negatif enerji taşıdığı, eşyaların hareket ettiği, ani sıcaklık düşüşlerinin yaşandığı, seslerin duyulduğu hakkında raporlar tutulmuştur.

Tabii ki burada gündüz ve gece turları düzenlenmekte ve olaylar mum ışığı eşliğinde anlatılmaktadır. Burası hakkında daha fazla bilgi vermeyip biraz da gizem katarak anlatımımı bitirmek isterim.