LAHOR KALESİ LAHOR-PAKİSTAN ( GEZGİN YÜZLER )
LAHOR
Bütün dünyanın tanıdığı ve beğenisini kazanmış Tac Mahal gibi bir şaheserin mimarı olan Babür Türk İmparatorluğunun yine imza eserlerinin yer aldığı Lahor kentinden ve buradaki eşsiz Babür kadim yapıtlarından bahsetmek istiyoruz sizlere ki biz gezerken büyük keyif aldık ve gurur duyduk.
Pakistan’ın Pencap eyaletinin başkenti olan Lahor, Unesco Dünya Miras listesine girmeyi hak etmiş “Lahor kalesi” ve “Şalimar bahçeleri” nin yanı sıra Badshahi Camisi ve daha pek çok Babür eserine ev sahipliği yapmaktadır. İslamabad’dan başlayan ve Karaçi’de biten büyük Pakistan turumuz sırasında en beğendiğimiz şehirlerden biri olan Lahor gerçekten de hem tarih hem de sanat ve kültür açısından önemli bir merkez sayılmaktadır.
Son yıllarda dışardan almış olduğu yoğun göçlerin de etkisiyle, sokaklarında kaosun, gürültünün, fakirliğin ve maalesef pisliğin hâkim olduğu Pakistan’da aynı zamanda farklı bir düzen de söz konusu. İngilizlerin hatırası soldan işleyen, rikşaların (tuk tuk) motosikletlerin ve çok süslü kamyonların yer aldığı trafikte, gözlemlediğimiz kadarıyla bu düzenin temelinde; insanların karşılıklı sabır ve tahammül anlayışı yatmakta.
Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim; tıpkı Hindistan’da olduğu gibi burada da insanlar kadınlı erkekli size çok fazla ilgi göstermekte, sürekli sizinle fotoğraf çektirmek istemekte veya videoya almaktalar. Bir an kendinizi Holywood yıldızı zannedebileceğiniz bir ortamda bulabilmektesiniz. Bu arada Türk olduğunuzu öğrendiklerinde gerçekten çok daha fazla ilgi ve yakınlık göstermekteler.
LAHOR KALESİ;
Kalenin bulunduğu yerde, kayıtlara göre, 11. Yy. da bir oluşumundan bahsedilse de mevcut kale, burada 300 yıldan fazla hüküm sürmüş Babürlüler ve Sultan Ekber Şah tarafından yaptırılmıştır. (1556-1605 yılları arasında) Babür İmparatorluğunun yıkılması sonrası bir dönem Sihlerin, sonrasında da İngilizlerin hakimiyeti altında iken epey hasar gören kale, birkaç kez onarımdan geçirilmiş ve 1981 yılında, Unesco Dünya Miras Listesine alınmıştır. Bu bölgede pek çok çalışma yapılarak kentsel dönüşüme imza atılmış ve Muhammet İkbal adına da bir park yapılarak çevre düzenlemesi gerçekleştirilmiştir.
Kale, Ravi nehrinin eski yatağının yanına kurulmuş ancak daha sonra nehrin yatağı değiştirilmiştir. Şah Cihan ve Alemgir Şah zamanlarında yapılan eklemelerle kale, genişletilmiş ve görselliği arttırılmıştır. Bu dönem aynı zamanda ticaretin de zirve yaptığı devre rastlamaktadır.
20 hektarlık bir alanı kaplayan kale içinde saraylar, avlular, kraliyet hamamı ve yönetim binaları gibi pek çok yapıyı da barındırmaktadır. 13 civarında kale kapısına sahiptir ancak, kalenin en ihtişamlı bölümlerinden biri, 1673 yılında yaptırılan Alemgir Kapısı olup büyük kemerleri ve güzel işlemeleri ile dikkat çeken çifte kubbeli ihtişamlı bir yapıdır. Kraliyet üyelerinin kullanımı için tasarlanmış olup onları taşıyan fillerin geçişine de olanak sağlayan büyüklüktedir.
Alemgir kapısının karşısında ve ayrı bir yazıyla anlatacağımız Badshahi Camisinin önünde yer alan yapı, “Baradari” olarak adlandırılmaktadır. Açık hava gösterileri ve misafirlerin ağırlanması için kullanılmış sütunlu hoş bir yapıdır.
Divan-ı Am; İmparatorların halka hitap ettiği ve halkın yöneticilerle görüştüğü yer olarak hizmet vermiştir. Büyük bir salona sahiptir. Divan-ı Khas ise, resmi işlerin görüşüldüğü ve devlet mensuplarının toplandığı bölümdür.
DİWAN-İ AM
DİWAN-İ- KHAS
“Aynalı saray” veya “Sheesh Mahal” olarak adlandırılan ve minik aynalar kullanılarak düzenlenmiş saray, kalenin en dikkat çekici bölümlerinden olup Şah Cihan tarafından eşi Mümtaz Mahal adına yaptırılmış ama maalesef eşi burayı göremeden vefat etmiştir. Burası imparatorluk üyeleri tarafından kullanılmıştır. Yerel rehberin mevcut ışıkları kapatarak ve sadece tavana belirli ışık yönlendirerek yaptığı gösteride tavanın yıldızları andıran bir görüntü ile yanıp sönmesi gerçekten çok hoştu ve görüntüyü sizlerle paylaşmak isteriz. Sadece ayna parçaları değil aynı zamanda beyaz mermer ve “pietra dura” denilen taşlarla yapılan bir çeşit kakma sanatı ve işlemelerle de bu bölüm çok zenginleştirilmiş. Önünde geniş bir avlu da bulunmaktadır.
Sheesh Mahal avlusunda farklı görünümüyle dikkat çeken “Naulakha Pavilion” bulunmaktadır. İmparatorların özel kullanımı için tasarlanmıştır ve özellikle çatısı ve içindeki taş işçiliği ile dikkat çekmektedir.
Şah Burç kapısı; bir dönem hareme özel girişi sağlamak için kullanılmış olsa da belli bir periyodda da kalenin ana giriş kapısı olarak hizmet vermiştir.
FİLLERİN GEÇİŞ YAPTIĞI BÖLÜM
Saray kompleksinin içinde geniş bahçeler yer almaktadır. Bu bahçeler; havuzlar ve bu havuzları birbirine bağlayan su kanallarıyla hem görsel olarak zenginleştirilmiş hem de su ihtiyacı karşılanmıştır.
Kale kompleksinin içinde hamamlar ve faal bir Sih tapınağı da bulunmaktadır.
SARAY HAMAMLARI
LAHOR SOKAKLARI VE SOKAK GÖSTERİSİ