BEYAZ MERMERLER ŞEHRİ” AŞKABAT

 

“BEYAZ MERMERLER ŞEHRİ” AŞKABAD;

Orta Asya’nın uzun müddet kapalı olduğu için merak uyandıran ülkesi Türkmenistan, turizm için açıldıktan sonra hedeflerimizin arasında hemen yerini aldı. Sonsuz çölün ve kadim tarihin yer aldığı topraklarda ziyaretçisini şaşırtan ve hayranlık veren bir başkent; Aşkabat. Boşuna Unesco tarafından “beyaz mermer binaların en yoğun olduğu şehir” unvanını almamış. Gerçekten de Karakum Çölünün ortasında parıldayan bembeyaz bir mücevher gibi. Türkmenistan’ın kadim tarihini, Partları, Selçukluları başka bir yazıya bırakarak, tarihinde 3 kez yeniden inşa edilen Aşkabat’ı anlatalım.

1-B_640x480

Yakınlarında Part İmparatorluğunun başkenti Nisa’nın yer aldığı Aşkabat şehri, tarihinde 3 kez  yeniden inşa edilmiş. İlk temelleri, Rus Çarlık döneminde atılmıştır. Sovyetler döneminde endüstriyel büyüme yaşamış, gelişmiş ancak 1948 depremi ile neredeyse şehir tamamen yok olmuştur. Deprem sonrası Sovyetler, Aşkabat’ı yeniden ayağa kaldırdılar. Sovyet tipi bazı binalar ile geniş caddeler, o dönemden kalmadır. 1991 yılında Türkmenistan bağımsızlığını ilan etmiş ve “beyaz mermer” konseptiyle şehir yeniden inşa edilmeye başlamıştır.

Mermer ile inşa edilen devasa Devlet binaları, kültür merkezleri ve hatta halkın ikamet ettiği binalar, altın kubbeler, çarpıcı renklerle yapılan işlemeler ve farklı mimari tarzlar ile çarpıcı hale getirilmiş. Günün değişik saatlerinde bu binalar sanki ışık oyunu oynarcasına farklı görüntüler de arz etmektedir.

Gündüzü böyle çarpıcı olan şehrin, gecesi ise insanı çok daha fazla etkiliyor. Petrol ve doğalgaz çıkarılan ülkede; halkın ısınma ve aydınlanma ihtiyaçları Devlet tarafından karşılanıyor. Hal böyle olunca da çıkacak masraf göz önüne alınmadığından her bir bina farklı ve çılgın renklerle aydınlatılıyor. Aydınlatmakla kalmıyor her biri farklı ışık oyunları sergiliyor. Tabii ki geceleri Aşkabat, bayram yeri gibi şenlikli oluyor. Şehrin gecesini, tam olarak ifade etmemiz mümkün değil ama belki birkaç foto ile biraz yansıtabiliriz.

1-C_640x480

Kopet Dağı eteklerinde konumlanan şehrin önemli binalarını tanıtmadan önce, duyduğumuzda bizi çok şaşırtan, gittiğimizde bizzat şahit olduğumuz bir bilgiyi paylaşalım. Beyaz mermerler başkentinde sadece beyaz arabalar kullanılabiliyor. Çok nadir beyaza yakın birkaç açık gri renk dışında şehirde başka renk arabaya rastlamadık. Aşkabat plakalı olmayan arabalar da şehre giriş yapamıyormuş. Başkentin dışında arabalarını park ederek şehre giriş yapıyor ve farklı ulaşım araçlarından faydalanıyorlarmış. Nedenini sorduğumuzda şimdi trafiğin çok rahat olduğunu ama bu uygulamanın geleceğe yönelik olduğunu söylediler. Hemen şunu da belirtelim; şehirde kirli ve çamurlu araba ile dolaşmak da yasak ve sonucunda cezai işlem uygulanmakta.

Sadece arabalar değil şehir de tertemiz bir görünüm sergiliyor. Yerlerde çöpü bırakın tek bir yaprak bile göremediğimiz için, kendi aramızda “görevliler yaprakları herhalde havada yakalıyor” diye espri yapmıştık. Şehrin yolları, her ne kadar üzerinde seyreden araba sayısı çok az olsa da cetvelle çizilmiş gibi çok düzgün, 4+4 ve dönüşleri kolaylaştırmak için ilave edilen sağlı sollu birer şerit de eklenirse 10 şeritlik yayla gibi bir görünüm sergilemekte. Geniş ve düzgün olmasının yanı sıra yol kenarları ve göbekler; heykeller, anıtlar, çiçekler ile çok güzel süslenmiş. Çölün ortasında konumlanan şehirde adeta ufak bir orman yaratılmış.

1_640x480

2_640x480

3_640x480

Şehir gezimize ilk önce “Türkmenistan Devlet Kültür Merkezi Devlet Müzesi” nden başladık. İki katlı müzede, tarih öncesi dönemlerden başlayarak günümüze kadar uzanan ve farklı kategorilerde sergilenen eserler bulunmaktadır. ( Üst Paleolitik, Mezolitik, Neolitik, Eneolit dönemler gibi)

4_640x480

7_480x480

6_480x480

5_480x480

8_480x480

Antika Salonunda; Part İmparatorluğu ve eski Nisa hakkında bilgiler ve objeler sergilenmektedir. Burada en çok dikkat çeken eserler fildişinden ve altın oran prensibiyle yapılmış ritonlardır.

9_480x480

Ortaçağ salonunda Budizm’e ait eserle ve Arapça yazıtlara yer verilmektedir. Giriş kat, sütunlarıyla ve mimarisiyle dikkat çekmekte olup burada Devlet sembolleri yer almaktadır. Ayrıca müzede, Türkmenistan’a özgü halıların sergilendiği bir bölüm de bulunmaktadır. Burada da en dikkat çeken 266 metrekarelik dev halı olup Ahal teke kabilesinin desenlerini taşımaktadır.

10_640x480

Doldurulmuş hayvanların sergilendiği bir bölüm de bulunmaktadır.

11_640x480

Türkmenistan Anayasa Anıtı;                                                                                                                              Anayasa Anıtı, Türkmenistan’ın bağımsızlığının 20. Yılı anısına yapılmıştır. Anıtın alt kaidesi , üç kademeli ve 27 metre yüksekliğinde olup sekiz köşeli Türkmen yıldızını simgelemektedir. Bu kaide üzerinde

12_640x480

13_360x480

yükselen anıt toplam 185 metreye ulaşmakta ve Birleşmiş Milletlerde Türkmenistan’ın tarafsızlık statüsünü kabul eden 185 ülkeyi vurgulamaktadır. Anıtın dört tarafında da 5 vilayeti simgeleyen halı desenleri bulunmaktadır. Anıtın içinde; müze ve seyir terası bulunmaktadır.

Gezimizin ikinci günü 10 Kasıma denk geldiğinden ve Aşkabat’ta Atatürk Meydanında, Atatürk Anıtı olduğundan bir gün öncesinde, yerel rehberimiz Devlet bey sayesinde program revize edilerek ertesi gün için yapılacaklar kararlaştırıldı. Kendisi sağ olsun götüreceğimiz çiçeğe kadar düşündü ve bizler de Atamızın huzurunda olmaktan büyük gurur duyduk. Beklediğimizden çok daha fazla kalabalıktı ve gelen herkese üzerinde Atamızın resminin olduğu yaka kartları dağıtıldı. Özellikle buraya gelen ve beraber fotoğraf çektirdiğimiz genç Türk talebelerle gururlandık.

14_640x480

Türk Büyükelçisi Sayın Ahmet Demirok’un davetiyle elçiliğe gidip kendisi ve zarif eşiyle, Aşkabat Büyükelçiliği Kültür ve tanıtma müşaviri Sayın Mehmet Yasa ile tanışmak ve sohbet etmek bu geziden güzel bir anı olarak kaldı.

15_640x480

16_360x480

Atatürk Anıtı, Türkiye Cumhuriyetinin 75. Yılı anısına yapılmış ve 1998 yılında açılmıştır. Bronz Atatürk heykeli, mermer bir kaide üzerinde yer almaktadır.

17_640x480

18_640x480

Aşkabat’ın 25.950 metre kare alanında inşa edilen Alem Kültür ve Eğlence Merkezi, bir Türk şirketi tarafından yapılmış ve içinde bulunan “dünyanın en büyük kapalı alan dönme dolabı” unvanı ile Guinness Rekorlar kitabına girmeyi başarmıştır. 24 adet kabini olan dönme dolabı büyük bir zevkle deneyimledik ve

19_640x480

21_640x480

20_480x480

şehri yukardan gözlemleme şansı yakaladık. Bu kültür ve eğlence merkezinde; uzay müzesi, mağazalar, yemek alanları ve eğlence alanları bulunmaktadır. Geceleri ışıklandırıldığında çok güzel bir görünüm sunan dönme dolap üstünde sekiz köşeli yıldız yer almaktadır.

22_640x480

Türkmenistan’ın önde gelen düşünür ve Milli şairlerinden Mahtumkulu Firaki, Türkmenler hakkında sosyal ve politik şiirler yazmıştır. Türkmenler tarafından çok sevilen Milli şair, doğumunun 300. Yılında UNESCO tarafından 2024 yılı “Mahtumkulu Firaki yılı” ilan edilince, ülkesi ve dünyada yeniden gündeme gelip hakkında pek çok etkinlikler düzenlenmiştir.

23_640x480

24_640x480

Kendisine ait bronzdan yapılan 60 metre yüksekliğindeki anıt, Orta Asya’nın en büyük heykellerinden biridir. Gittikçe yükselen bir platform üzerinde konumlanmaktadır. Şair, 1733-1797 yılları arasında yaşamış ve mezarı İran’ın kuzeyinde bulunmaktadır.

Bağımsızlık Anıtı; Türkmenistan’ın 10. Bağımsızlık yıl dönümü anısına bir Türk firması tarafından yapılmıştır. Toplamda 84.500 metre karelik bir alana inşa edilen anıtın alt kısmı; Türkmen kültürünün vaz geçilmez parçaları olan Türkmen çadırı ve Türkmen kızlarının başlarına taktıkları başlık( Gupba) dan esinlenilerek yapılmıştır.

25_640x480

26_360x480

27_640x480

28_640x480

İçinde Bağımsızlık Müzesi olan anıtın üst kısmı ise; öğrendiğimize göre, Daşoğuz ilindeki harabelerde yer alan “Kutluğ Timur” Minaresine benzetilmiş. Anıtın tepesinde yine beş Türkmen Kabilesini simgeleyen beş yıldız ve hilal bulunmaktadır. Anıtta beş başlı kartala çok yer verilmiş olup bu Cumhurbaşkanlığı sembollerindendir. Kartalın üç başı, sancağın soluna bakarken diğer ikisi sağ tarafa bakmaktadır.

30_640x480

31_640x480

Buranın en dikkat çeken bölümlerinden biri de, etrafında beş başlı altın kartalların olduğu yine altından yapılan Saparmurat Niyazov ( Türkmenbaşı) heykelidir. Onun önünde de Milli kahramanları simgeleyen heykeller bulunmaktadır. Gerek altın heykel gerekse etrafındakiler, fıskiyelerle süslenmiş havuzlar sayesinde görselleri çok zenginleştirilmiştir.

29_480x480 Alanın geneline yayılan Türkmen Milli kahramanlarının heykellerinde, siyah ve altın rengi kullanılarak çarpıcı bir görünüm elde edilmiş. Aynı alanda Saparmurat Niyazov’un yazdığı “Ruhnama” adlı eserin heykeline de yer verilmiştir. Kendisi bu eseri, 2001 yılında yayınlamış, üç yıl sonra da ikinci cildi basılmıştır.

33_640x480

32_640x480

Tarafsızlık Anıtı, Türkmenbaşı döneminde yapılmış olup Türkmenistan’ın 1995 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararıyla ve 193 devletin desteği ile “Daimi Tarfasızlık” statüsünü alan ilk ülke olması anısına, bir Türk şirketi tarafından yapılmıştır.

34_640x480

35_361x480

36_361x480

37_361x480

İçinde müze ve seyir terası bulunmaktadır. Bizim ziyaret ettiğimiz dönemde tadilatta olduğu için ayrıntılı gezemedik. Yine bu anıtın tepesinde; arkasında bayrak dalgalanan ve altından yapılan Türkmenbaşı heykeli bulunmaktadır. Aslında bu heykel, daha önce güneşi takip ederek günlük bir tam dönüş gerçekleştirmekteymiş ancak daha sonra bu mekanizma bozulmuş.

38_640x399

Aşkabad Televizyon Kulesi, bir Türk firması tarafından Aşkabat- Göktepe Otoyolu üzerinde 800 metre yüksekliğe yapılmıştır. 211 metre yüksekliğindeki kule, iki seyir terasına sahiptir ve neredeyse şehrin her yerinden görülebilmektedir.

39_640x480

42_640x480

44_640x480

 

Aşkabat’ın 11 km. Batısında ve Türkmenbaşı’nın doğum yeri olan Kıpçak’ta bulunan “Türkmenbaşı Ruhi Camisi” Orta Asya’nın en büyük camilerinden birisidir. 18.000 metre karelik bir alanı kaplayan cami, bir Fransız şirket tarafından yapılmıştır. 55 metre yüksekliğindeki caminin, tek kubbesi ve dört minaresi bulunmaktadır. Etraf tamamen havuz ve fıskiyelerle çevrili olduğu için özellikle gece ışıklandırıldığında müthiş bir görünüm arz etmektedir.

40_640x480

41_640x480

Caminin içinde, Türkmenbaşı’nın kendisi tarafından yazılmış Ruhname’den bölümler bulunmaktadır ki   bu bazı tartışmalara yol açmıştır. Gök mavisi kubbe ve işçiliği gerçekten görülmeye değer. Zemin ise devasa bir Türkmen halısı ile kaplıdır.

43_640x480

46_640x480

45_640x480

47_640x480

Caminin bitişiğinde Türkmenbaşı’nın türbesi ve içinde kabri (ortadaki) ayrıca anne, baba ve iki kardeşinin sembolik boş lahitleri bulunmaktadır. Türkmenbaşı, onları 1948 depreminde kaybetmiştir.

48_640x480

49_640x480

Ertuğrul Gazi Camisi, 1998 yılında açılmıştır ve İstanbul’daki Sultan Ahmet Camisine çok benzemektedir. Adını Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi’den almaktadır. Geniş bir avlusu, dört minaresi ve merkez kubbesi olan Cami, özellikle vitraylarıyla dikkat çekmektedir.

50_640x480

51_640x480

52_640x480

53_640x480

Aşağıdaki heykel Kurbankulu Berdimuhammedov’un 21 metrelik ve altından yapılmış heykeli olup mermer bir kaide üzerinde bulunmaktadır.

55_640x480

54_640x480

Aşkabat Baht Köşkü, 2011 yılında bir Türk firması tarafından inşa edilmiştir. 10 katlı olup 38.000 metre karelik alanı kaplamaktadır. Sütunlar üstünde yükselen ve sekiz köşeli yıldızlardan oluşan küpün içindeki 32 metre çapındaki yuvarlak dünyayı simgelemektedir. Dünya üzerindeki Türkmenistan haritası, dikkat

56_640x480

57_640x480

58_640x480

çekmekte ve geceleri ışıklandırıldığında yapı çok hoş görünmektedir. Burası, evlendirme ve nikah törenleri kompleksi olup  Türkmen geleneğinde düğünlerin çok farklı ve özel bir yeri olduğunu bizzat gözlemleyerek ve törenlere katılarak şahit olduk. Bu konuyu ayrıntılı olarak başka yazıya bırakmak isteriz.

60_640x480

61_360x480

59_640x480

Aşağıda  Aşkabat’taki Bisiklet anıtı;

62_640x480

Aşkabat Olimpiyat Kompleksi; 1.466.400 metre karelik alanı kaplamaktadır ve Eylül 2017 de “5. Asya Kapalı Salon ve Dövüş Sanatları Oyunları” na ev sahipliği yapmıştır. Su sporları, tenis kompleksi, kapalı atletizm salonu ile VIP otel ve kültür merkezleri içermektedir. Bu tesisler de yine bir Türk firması tarafından yapılmıştır.

64_640x480

63_360x480

64-B_640x480

Halkın Hafızası Anıt Kompleksi; Göktepe Savaşı, II.Dünya Savaşı ve 1948 Aşkabat depreminde ölenlerin anısına yapılmıştır. 2014 yılında açılmış olup 650 bin metre karelik alanı kaplamaktadır. Aşkabat’a bakan bir tepe üzerinde yer almaktadır. İçinde; deprem ve savaş müzeleri bulunmaktadır. Üç anıt ve sönmeyen ateşe sahiptir.

65_640x480

66_640x480

70_361x480

71_640x480

67_640x480

68_640x480

69_640x480

72_640x480

73_640x480

Türkmenistan’da Ortodoks Cemaati ve Aşkabat’ta da Aziz Alexander Nevski Rus Ortodoks Kilisesi bulunmaktadır.

76_640x480

74_640x480

75_640x480

Başkent Aşkabat’ta bulunan “ Saparmurat Türkmenbaşı Uluslararası Havalimanı “, bir Türk firması tarafından yapılmış ve 2016 yılında açılmıştır. Türkmenistan’ın sembollerinden olan Laçin kuşundan esinlenerek yapılan bina gerçekten hoş bir görünüm arz ediyor. Geliş ve gidişlerdeki malum yolcu telaşı nedeniyle uzaktan bir fotoğrafını alamadığımız için tam olarak yansıtamıyoruz ama sadece yakından kuşun gagasını yakalayabildik. İçi küçük olsa da gayet temiz ve şık bir havalimanı.

79_640x480

81_640x480

80_640x480

Aşkabat’taki en iyi oteller arasında kabul edilen ve bizlerin  son gece giderek çok güzel vakit geçirdiğimiz Yıldız Otelden bahsederek bitirmek isteriz. 116 metre yüksekliğinde olan ve su damlasından esinlenilerek yapılan bina, özellikle geceleri farklı renklerde yapılan ışıklandırma ile şehrin siluetine ayrı bir güzellik katmaktadır. Türkmenistan’ın kültürel özelliklerini, tarihini ve tarihi bölgelerini başka yazılara bırakarak Aşkabat’ı burada bitirelim.

78_360x480

77_640x480